Deniz Gezmiş'in Filistin niyeti

     
          Hunlar, Asya bozkırlarından Avrupa içlerine kadar ilerlemiş bir devlettir.Öyle ki, Atilla Avrupada "Tanrının kırbaçı" olarak anılmış, Romaya girmiş ve Papaya diz çöktürmüştür.

       Osmanlı da hemen hemen aynı muvaffakiyeti göstermiş ll.Mehmet İstanbula, l.Selim Mısıra Kanuni Viyanaya uzanmış.
Fakat bu ikisi arasında çok büyük fark vardır.    Bu fark ise, " NİYET " farkıdır.

   

       Atilla Romaya hükümranlık yani en büyük benim davasıyla girmişken,

Fatih ise İstanbula;

"İmtisal-i cahidü fillah oluptur niyyetim
Din-i islamın mücerred gayretidir gayretim"

demiş ve gayesinin Allah davası olduğunu bu beytiyle ifade etmiştir.


      Görüldüğü üzre niyet bakırı altın, altını ise bakır ediyor. İcraat aynı olsa dahi niyet birini gayet kıymetli, diğerini mana itibariyle değersiz kılabiliyor.

     Geçenlerde muhalefet lideri Filistinle alakalı devrimci mücadeleden bahsetti.
El hak doğrudur yanlış hatırlamıyorsam üç bin kadar devrimci, hatta Deniz Gezmişin bile Filistine gittiğini kamplarda gerilla eğitimi aldığını muhtelif yerlerde okuduk.

       Rahmetli Şeyh Ahmet Yasin de Filistin mücadelesinin lideriydi ve su-i kast ile öldürüldü. Acaba mücadelesinde Deniz Gezmiş ile arasında mutlak bir niyet yok mudur?

      Hayatı gösteriyor ki Deniz Gezmiş bu mücadeleyi Allah davası olarak görmedi.
Zahirine bakılırsa icraatı mana itibariyle Atilla gibi bakırdır, batınını Allamül Guyub bilir.

                                                           
                                          Mihrâki
         

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ahlak ve iman zırhı giyme çabasının diğer adı; Cemaat Mensupluğu

Ramazan ve Sıyamı (Orucu)

Lüks Hayatın değil, Bereketin Zengini ol...