Ahlak ve iman zırhı giyme çabasının diğer adı; Cemaat Mensupluğu
13 Şevval 1435 (cumartesi)
Bizler öyle bir asırda yaşıyoruz ki, bu asırda ahlaklı kalabilme bir marifet olduğu gibi ahlaki istikametten ayrılmak inanılmaz kolaydır. O kadar kolay ki, hiç kötü arkadaşa ihtiyaç duymadan evinde, masanın başında kendine kötü ahlak ve kötü alışkanlıklar edinilebiliyor. Evi gibi insanın her onuda kendi hükmünü icra edebileceği, gayrın nazarında mahrem olan bu bölgede bu kadar kolay olan bu mesele, ev sınırları dışında nasıl olacağının kıyası gayet açıktır.
Günah denilen bu mefhum, hayatın her meratibinde (mertebesinde) her alanında her konusunu öylesine işgal etmiş kaplamış ki, vücudu görünmeyen bir tsunami gibi önüne ne katmışsa götürüyor. Biz ancak bu boğuculuğu doğurduğu kötü sonuçlarla görebiliyoruz ve bir çoğumuz sonucu görmesine rağmen, hala asrın gereğidir diyecek kadar olayın vahimiyetini kavramaktan acizdir.
Böylesi günah deryasında yüzen bizler nasıl bir çare-i necat bulmalıyız diye düşünürken hemen akla Bedizzzaman Said Nursi hazretlerinin;
Bu zaman, cemaat zamanıdır. Ferdi şahısların dehası, ne kadar harika da olsalar, cemaatin sahs-ı manevisinden gelen dehasına karşı mağlup düşebilirler tabiri geliyor.Hakikatende öyledir, teşbihte hata olmasın günahta bir cemaat gibidir bir konuda yığınları ittifak ettiriyor ve ona gayr-i ihtiyari hizmet ediyorlar. Mesela bir moda etrafında toplanan veya içkiye ve gece hayatına müptela olmuş gençler gibi örnekler çoğaltılabilir.
Şimdi hayatı işgal etmiş böylesi bir günah cemaatine karşı biz sevap cemaati bulmak, böylesi günah deryasına karşı bir nuhun gemisi bulmak şarttır.
Mutlaka ama mutlaka oturulduğunda kredi kartı,kira gibi türlü ödemelerin ve maddi konuların haricinde ebedi istikbali ilgilendirecek manevi konuların konuşulduğu bir arkadaş grubuna ihtiyaç şedidtir. Çünkü insan ama iyi ama kötü bulunduğu toplumun ahlaki paylaşımından farkında olmaksızın alır.
Her insan kendi yapısına uygun bir cemaat bulmalı orada manen istifade ettiği gibi günahlardan da muhafaza olmalı.Ülkemizde muhafazakar olarak adlandırılan islamı yaşamak isteyen veya yaşayan dindar kesimin ekseriyeti ya cemaat mensubu ya da cemaat sohbetlerinden feyz alanlardır.
Erdem Avcı

Yorumlar
Yorum Gönder