Sevgi Sahrasındaki Mayınlı Arazi
26 cemaziyelahir 1435 / cumartesi
İnsan yapı itibariyle bütün kainatın ayrı ayrı her kademesine yetip artacak bir muhabbet kabiliyeti, bünyesinde mahfuzdur (gizlidir). Hatta bunu kullanma isteği, yani sevme ihtiyacı yemek içmek gibi bir zaruretten çokta farklı değildir. Hele ki insanın ferdi olarak hayatını idame ettirememesi, toplu halde hayat sürdürmeye ihtiyaç duyması, muhabbet duyma sevme hissiyatını kullanmasına resmen cebreder, zorlar.
İnsanın hal ve vaziyeti bu iken, hayat-ı ictimaiyyenin hali de malumdur. Artık asrımız Avrupa seyyahlarının Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye tebasına dair kaleme aldıkları eserlerden çok uzakta. Bu eserlerde insanımızın nezaketini dürüstlüklerini öyle bir tasvir ediyor ki akıl ve hayal idrakinden aciz kalıyor. Artık asrımız Anadolu insanı, Baki, Şeyh Galip, Nedim ,Tahir'ül Mevlevinin beyitlerindeki duygu düşünce ve inceliğinden mahrum bir hal üzereler.
Acaba bu bi-çare insanlar nasıl bir yol izlesinler de ahlakî buhranın tuğyan olduğu asrımızda, hem muhabbeti rencide olmasın hem de dostlar ve akaribini (akrabasını) sevsin? Sualinizi duyar gibiyim. Muhabet ve sevmeden alınan yara fevkalade tahripkâdır, yakıcıdır. Sadece dil ile değil her zerratımız çare-i necat diye feryad-ü figan eder.
Bu derde çare olarak benim acizane kalbime hutur eden mana, ilk olarak sevmek hissinin neden rencide olduğuna dairdir. İnsan muhabbetin sınırını belirlemez haşa ilahi kudrete olan sevgiyi aşmış ise mutlaka sevdiği dostunun eliyle yaratıcının tokadını yiyecekir. Evet insan kırılgan ve alıngandır, özellikle sevdiği insana karşı daha da hassas bir hal alır. Eğer dostuna kırılmışsan bil ki muhabbet ve sevmede ayarı kaçırmışsın. O yüzden dostuna bir hata payı bırak ki rahat edesin. Nihayetinde beşerdir şaşar, hangimiz mükemmeliz.
Bir diğeri ise kusura bakmayınız yazı çok uzadı ama bunu da eklemeden edemedim. İlahi kudrette bulunan ilim ve hikmetteki genişliğe dikkatle bakarsan, göreceksin ki hepimizden bir tane var, sizin aynınızdan bir ikinci yok. Dolayısıyla ne kadar da en sevdiğim en anlaştığım dostum deseniz de mutlaka şu huyları olmasa daha iyi olur du diyeceksiniz. Hiç kimse size tam manasıyla küfüv, denk değil. Biz, bize denk olan fanileri ararken eğer muhabbette ayarı kaçırırsak tokat yiye yiye sonunda baki olanı aramaya yöneleceğiz.İlahi kudretin hangi konuda olursa olsun kendinin bulunması ve ona yönenilmesi için sinyal kabilinden böyle icraatları dikkat edilirse hissedilebilinir.İlahi kudretin hangi konuda olursa olsun kendinin bulunması ve ona yönenilmesi için sinyal ve işaret fişeği gibi olaylar perdesi arkasından '' Fanilerin peşinde koşup kırılmaktan bıkmadın mı? Ne diye sana verdiğim sevgi kabiliyetini yanlış kullanıyorsun? '' diyerek bir sille-i tedipte bulunur. Cenab-ı hakkın böyle icraatları dikkat edilirse hissedilebilir.
Bu iki meseleyi kendi iç aleminde hallettikten sonra, değil dostane sevmekler en zifiri aşklar derya olup üstüne gelse korkma, topuğun dahi ıslanmayacak.
Erdem Avcı

Yorumlar
Yorum Gönder