Nerede O Eski Aynalar






                    Gece ne kadar siyah şalını örtse de düşünce dünyasını bir türlü örtmeyi beceremiyor. Aksine insan gece vakti sair vakitlere kıyasla daha derin düşüncelere dalıyor. Muhayyilemiz yani düşünce ve hayal dünyamız ekseriyetle istikbale uzanıp gelecek endişesini arttırsa da maziye de uğrayıp, eski uğrak mekanlarına hayalen dahi tekrar uğruyor ve fevkalade bir özlem ardından hüzün duymaya başlıyoruz.

Ne gariptir sürekli eskiyi methedip ne güzel günlerdi deyip maziye haddinden fazla iltifat ediyorum. Eğer elimizde şuan imkan olup ta hasret duyduğum o ana gitsek kim bilir hangi dert ile cebelleşiyor olurdum. Bunun da nedeni bir iki madde ile anlatılabilir fakat ben bu meseleye girmek istemiyor başka bir vakte talik etmek istiyorum.

Hayatın zaman noktasındaki gidişatı yirmi yaşına kadar gayet yavaş veyahut ta normal bir seyirde ilerlerken, bu yirmiden sonraya ne oluyor ki müthiş bir süratle ilerliyor. Sanki bir yılın bir ay kadar bereketi olmaksınız elden çıkıp gidiyor. Dolayısıyla yaşlanıyorum galiba korkusu sarmaya başlıyor.
Akla bir yaşlı teyzenin aynaya bakarak verdiği şu cevap geliyor;     
                           
                             ''Nerede o eski aynalar''


Yaş arttıkça eminim bunun yani yaşlanmaya olan gidişatın  psikolojik olarak fevkalade bir baskısı olur. Hayata bağlanmak ve ölüm korkusuyla torununun elindeki ekmeğini alan yaşlıları ve benzer nice olaylar duyuyoruz.

Mesele yine dönüp dolaşıyor ahirete imanın güzelliklerine geliyor. Ebedi bir hayatın onu beklediğine inanan ve bu inanca kuvvet verecek işlerde bulunan bir zâtın bu gibi vaziyete düşeceğine ben şahsen ihtimal vermiyorum. Doğru can tatlı hayat ne kadar sıkıntı olsa da ölümü kabullenmek zor ölüme gitmeye çekiniyoruz. Fakat bu ehl-i iman için daha az tahripkâr bir vaziyet hâl ve ahvaldir düşüncesindeyim.

Üç gün sonra görüşmek üzere
                              

                                                                                                               Mihraki







Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ahlak ve iman zırhı giyme çabasının diğer adı; Cemaat Mensupluğu

Ramazan ve Sıyamı (Orucu)

Lüks Hayatın değil, Bereketin Zengini ol...