Buhranlı Dönemler
Sıkıntılı ve buhranlı zamanlarda teselliye her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyarız. Sair zamanlara kıyasla daha az akılcı davranır, kalbi sebepler arayarak musibet kemendini gevşetme çabasında oluruz ve en doğrusunu yapıyoruz. Sürekli hazin meseleler akılcı yönle tahlil edilirse, hamle yapma isteği şevki kırıldığı gibi, akli muvazeneyi kaybetmeye kadar tamiri çok zor tahribata sebep olunur.
Hani halk arasında ''hayırlısı bu imiş '' denilen bir darb-mesel vardır. Bu herkesin ağzında olan, sıradan gibi görünen bu tabir, öyle bir hakikat yükünü yüklenmiştir ki hem imanî ,hem içtimai yani sosyal hem de psikolojik yöne sahiptir.
Kendimizi sıkıntılı olduğumuz zamanlarda yoklayalım. Ruhi yönümüzün daha inceldiğini ilahi kudrete ihtiyacımız olduğunu,daha doğrusu aciz olduğumuzu yaşayarak öğrenir anlarız. Özelikle o dönemlerde yapılan ibadetin ayrı bir lezzeti vardır ki, bazen Cenab-ı hakka verdiği musibeti için insanın şükredesi gelir.
Burada yanlış anlaşılmasın şükür nimeti ziyadeleştirir. O sebepten ,nimete karşı şükredilir musibete karşı hamdedilir. Musibete şükredilirse musibet artar alimallah insan zayıftır dayanamayıp isyan edebilir. O yüzden Cenab-ı hakkın takdir ettiği sıkıntı,sorun kâfidir.
Sana kaldırabileceğin yük yüklenmiştir ona sabır gerekir.
Velhasıl ; Kahrında güzel lütfunda güzel tabiri her yiğidin harcı değildir. Şu da bir
gerçektir ki, hiç bir musibet, hiç bir sıkıntı, hiç bir zulüm daimi devam etmez. Dert ve sıkıntı bizi hayatın çeşitli merhalelerinden geçirerek çok yönü ile tecrübeler kazandırır. Kuru bir ceviz kabuğu gibi olan sıkıntıların bir adım sonrası cevizin ta kendisidir .
Musibet; Beklemek , sabretmek ve tecrübesini sırtlanıp, hayatın ileri ki dönemlerinde
hayata karşı kılıç gibi kullanmaktır .
Mihraki

Yorumlar
Yorum Gönder